Sohbet

Stüdyonun Adına Değil, Kapıdan Kimin Girdiğine Bak

Yazar: AKAZA ·

Anime: Sound! Euphonium

Bir anime duyurulduğunda ilk konuşulan şey artık hikâye değil, stüdyo. "MAPPA alırsa iyi olur", "keşke Kyoto Animation yapsaydı", "Madhouse ise izlerim." Ben de yıllarca böyle düşündüm. Sonra bir noktada fark ettim ki sevdiğim işlerin peşinden gittiğimde beni asıl götüren isim stüdyo değil, neredeyse her zaman bir yönetmendi. Stüdyo adı bir şey anlatıyor, ama sandığımızdan daha az şey ve stüdyosuna göre değişen oranda.

Altı stüdyoyu bu açıdan ele aldım. Birinde ad gerçekten bir garanti gibi çalışıyor, birinde neredeyse hiçbir şey söylemiyor, ötekiler ikisinin arasında.

Kyoto Animation: Adın gerçekten bir anlamı olan tek yer

Kyoto Animation, ya da kısaca KyoAni, bu listedeki istisna. Kyoto'nun yanındaki Uji'de, 1981'de kuruldu. Sektörün geri kalanının tersine, çalışanlarının büyük kısmı serbest çalışan değil, maaşlı kadrolu. Kendi animatörlerini kendi okulunda yetiştiriyor, hatta kendi roman ödülünü düzenleyip uyarlayacağı romanların bir kısmını kendisi yayımlıyor. Violet Evergarden böyle çıktı.

Bunun sonucu, KyoAni'nin yaptığı her işin birbirine benzemesi. Karakterlerin saçlarındaki ışık, yürürken ayakkabıların zemine basışı, bir müzik dersinde parmakların doğru tuşlara gitmesi. Hibike! Euphonium'da bir trompetin pistonuna kadar inen kadrajlar, Hyouka'da bir okul kulübünün tozlu dolabındaki eşyalar aynı ekipten çıkıyor ve bu ekip on yıllardır aynı insanlarla, aynı binada çalışıyor.

18 Temmuz 2019'da stüdyonun birinci binasına yapılan kundaklama saldırısında 36 kişi öldü. Hyouka'nın yönetmeni Yasuhiro Takemoto da aralarındaydı. Stüdyo bir yıl sonra Violet Evergarden filmini tamamladı ve çalışmaya devam etti. Bu olay, KyoAni'nin neden bir isim değil bir topluluk olduğunu acı biçimde gösterdi: kaybedilen insanlarla birlikte bir okul, bir el yazısı kayboldu.

KyoAni yeni bir dizi duyurduğunda, işin teknik kalitesine güvenebilirsin. Hikâyenin seni sarıp sarmayacağı ayrı bir mesele. Bu stüdyonun eleştirisi de oradan geliyor: ne yaptığını çok iyi bildiği bir alanın dışına nadiren çıkıyor.

Madhouse: Bir isim değil, bir adres

Madhouse 1972'de Mushi Production'dan ayrılan bir grup tarafından kuruldu. Aralarında yapımcı Masao Maruyama, yönetmenler Osamu Dezaki, Rintaro ve Yoshiaki Kawajiri vardı. Elli yılı aşan bir geçmişte, Satoshi Kon'un bütün filmleri, Monster, Hunter x Hunter'ın 2011 versiyonu, One Punch Man'in ilk sezonu ve Frieren buradan çıktı.

Bu listeye bakınca "Madhouse ise izlerim" demek mantıklı geliyor. Ama bu işlerin ortak noktası Madhouse değil, her birinin başındaki ekip. One Punch Man bunun en net örneği: ilk sezonu Madhouse'ta Shingo Natsume yönetti ve animasyonu ile meşhur oldu. İkinci sezon 2019'da J.C.Staff'a geçti, ekip değişti ve sonuç bambaşka bir şey oldu. Dizinin adı aynı, karakterler aynı, ama ilk sezonu bu kadar sevdiren kişiler artık orada değildi.

Madhouse büyük bir stüdyo. Aynı yıl içinde hem çok iyi hem çok sıradan işler çıkarabiliyor. Adı sana bir kalite tabanı söylüyor, tavanı söylemiyor.

MAPPA: Hız ve bedeli

MAPPA 2011'de, Madhouse'un kurucularından Masao Maruyama tarafından kuruldu. İlk işlerinden biri Sakamichi no Apollon'du. Son on yılda ise sektörün en çok iş alan stüdyolarından biri oldu: Jujutsu Kaisen, Chainsaw Man, Attack on Titan'ın son sezonu. Bir dönem aynı anda bu kadar büyük üç dizinin aynı stüdyoda yapılıyor olması, sektörde çok konuşuldu.

MAPPA adının bugün söylediği şey, büyük bütçe ve gösterişli aksiyon. Ama aynı ad, çalışanların ağır iş yükü ve son dakikaya kalan teslimlerle ilgili haberlerde de sık geçiyor. Bazı animatörler bu konuda açıkça konuştu. Bir stüdyonun aynı anda çok fazla iş alması, her işe yeterli zaman ayıramaması demek olabiliyor ve bu bazen ekranda da görülüyor.

Bu yüzden bir MAPPA duyurusuna baktığımda ilk sorduğum soru, dizinin başında kimin olduğu ve stüdyonun o sezon kaç işi aynı anda yürüttüğü. Jujutsu Kaisen'in ilk sezonunu yöneten Sunghoo Park'ın tarzı ile Chainsaw Man'i yöneten Ryu Nakayama'nın tarzı birbirine hiç benzemiyor. Aynı stüdyonun iki işi, iki ayrı dünya.

Trigger: Bir imza ve onun istisnası

Trigger, 2011'de Gainax'tan ayrılan Hiroyuki Imaishi ve Masahiko Otsuka tarafından kuruldu. Imaishi, Gainax'ta Tengen Toppa Gurren Lagann'ı yönetmişti. Trigger'ın ilk büyük dizisi Kill la Kill ve ardından gelen Promare, aynı imzayı taşıyor: kalın çizgiler, patlayan renkler, ekranı ikiye bölen dev yazılar, fizik kurallarını çoktan bırakmış bir hız.

Trigger'ı bilen biri, "Trigger işi" dendiğinde tam olarak bunu bekliyor. Sonra 2024'te Dungeon Meshi çıktı ve o bekleyiş boşa düştü. Yoshihiro Miyajima'nın yönettiği dizi sakin, yumuşak, neredeyse belgesel tadında bir zindan hikâyesi. Bağırmıyor, patlamıyor. Kalbi bir canavarın nasıl temizlendiğinin ayrıntısında.

Bu örnek, bence bu yazının ana fikrini en iyi gösteren şey. Trigger'ın bilinen tarzı, aslında Imaishi'nin tarzı. Stüdyoya başka biri, başka bir mangayla geldiğinde ortaya bambaşka bir iş çıkabiliyor. Ad aynı kalıyor, imza değişiyor.

Shaft: Yönetmeniyle aynı şey olan stüdyo

Shaft 1975'te kuruldu, ama bugün bilinen kimliğini 2000'lerin başında Akiyuki Shinbo'nun stüdyoya gelmesiyle kazandı. O günden bu yana stüdyonun neredeyse bütün işleri Shinbo'nun adını taşıyor ve hepsi birbirine benziyor: boş, geometrik arka planlar, ekranı bir anlığına kaplayan yazılar, karakterlerin başını omuzlarına doğru eğdiği o tanıdık kafa çevirme hareketi. Bu harekete hayranları "Shaft head tilt" diyor.

Bakemonogatari bu tarzın en saf hâli. Bir apartman dairesinde ya da boş bir parkta geçen uzun konuşmalar, sanki bir tiyatro sahnesindeymiş gibi, birkaç saniyede bir değişen renkli kartlar ve semboller arasında anlatılıyor. 3-gatsu no Lion ise aynı stüdyonun ne kadar yumuşayabileceğini gösteriyor. Bir lise öğrencisi olan profesyonel shogi oyuncusu Rei'nin yalnızlığı, sulu boya gibi akan sahnelerle çizilmiş. Yine Shinbo, ama tarzı bu kez hikâyeye hizmet ediyor.

Shaft'ın adı bir şey söylüyor, çünkü Shaft ile Shinbo neredeyse yirmi yıldır aynı şey. Bu dili sevmeyen biri, Shaft'ın her işinden aynı nedenle uzak duracak. Seven biri ise her işinde aynı keyfi bulacak.

Science SARU: Kurucusu gidince ne kalır

Science SARU 2013'te Masaaki Yuasa ve yapımcı Eunyoung Choi tarafından kuruldu. Devilman Crybaby, Eizouken ni wa Te wo Dasu na! ve Yuasa'nın son filmleri bu stüdyodan çıktı. Stüdyonun kimliği, yani akışkan çizgiler, düz renkler, yer çekimini umursamayan karakterler, tamamen Yuasa'nın kimliğiydi.

2020'de Yuasa stüdyonun başından çekildi ve yerine Choi geçti. 2024'te stüdyo Toho'nun bir parçası oldu. Aynı yıl Dandadan çıktı. Fuga Yamashiro'nun yönettiği dizi, Yuasa'nın elinden çıkmamış olmasına rağmen, Science SARU'nun o enerjik, sınır tanımayan yanını taşıyor ama bambaşka bir ritimle. Burada stüdyonun bir tarz kazandığını ve o tarzın kurucusundan sonra da yaşayıp yaşamayacağını izliyoruz. Dandadan'a bakarak ben yaşayacağını düşünüyorum.

Yuasa'nın Science SARU'dan önceki işi Yojouhan Shinwa Taikei, Madhouse'ta yapılmıştı ve stüdyo tarzının nereden geldiğini görmek isteyenler için en iyi başlangıç.

Duyuruda bakılacak üç isim

Bir duyuruyu gördüğünde stüdyo adıyla yetinme. AniList'te ya da MyAnimeList'te dizinin kadro sayfasını aç ve üç isme bak: yönetmen, seri kompozisyonu yani senaryonun genel planını yapan kişi ve karakter tasarımcısı. Bu üç ismin daha önce ne yaptığını gör. Seni bir stüdyonun adından çok daha fazla şey hakkında bilgilendirecek.

Bunu alışkanlık hâline getirdiğimde en çok şaşırdığım şey, sevdiğim dizilerin çoğunun aynı birkaç yönetmenden çıktığını görmek oldu. Stüdyolar değişiyor, insanlar bir yerden ötekine geçiyor, bazen yeni stüdyolar kuruyor. Takip edilmesi gereken onlar.

SHUIN'de izlediğin animeleri bitirdikçe mühürlüyorsun. Bir yıl sonra o mühürlere baktığında, hangi yönetmenlerin seni defalarca geri çektiğini görmek ilginç bir egzersiz.

Etiketler: studyolar, kyoto-animation, madhouse, mappa, trigger

Benzer yazılar